Birçok şey yazmıştım, sildim bana kalsın.. Hala daha söylemekteyim..
Rabbim kardeşlerimizin yüzüne baksın bu durumu onlar için hayırlı eylesin..
İlgili linklerden:

 

 

Annem

Annem

Tembih tembih üstüne, ayrılırken

dikkat etmemi istediği şeyleri yapmayacağıma eminliğinden

ısrarla sürdürüyor, yemek yemem gerektiğini bildiriyor.

sonra alışık olmadığım görevler yüklüyor.. Fatura, değişim, pazar

Eyvah!

Uzun sürmedi planlamam ama saatin 3′e gelmesini istemedim hiç. Beni evden dışarı çıkaracak olan bu mühim vazifeler yerine getirilmeli

Saat 14.45 vakit daralmış, ön hazırlıklara başlanmamış. Bir telaştır !5.18 de son bulduo hızla faturalar yerini buldu. Sıra beklerken insanları izledim. Konuşmazlığımı bir kata daha demledim. Şaşırdım çokça.. Hani fatura kuyrukları, maaş kuyrukları zulumdü yine anlayamadan

Pazar yolu düz gider.. En zor kısım başlıyor. Ama o da ne!!! Annemin emanet ettiği değişimi belirgin bir acemilikle hallettim, sonrasında  bir ohhh çektim.

Acemiliği atmış olacağım daha fazlaca bir dik duruş, siz giderken ben geliyordumculuk bindi üzerime. Aldırmadım. Nasılsa geldiği gib gidecekti.

Pazardan çıkıyorum, kaldırımın tamamını kaplamış arabalar geldikçe rüzgarlanıyorum, kararıyorum… Aklıma Mustafa Kutlunun Rüzgarlı Pazar’ı geliyor, serinliyorum.. Fazla sürmüyor güneş etkisini gösteriyor. Allah’ım susuz bırakma diyorum, tatlı su çeşmesine elimi dayayıp kaynak suyu içiyormuş niyetiyle ılık sudan nasibime düşen kısmı alıyorum. Tüm hastalıklara şifa olması niyetiyle

   Rabbim susuz bırakma, hernekadar su(ç)suz olmasakta!!!

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bekleyip göreceğiz...

Bekleyip göreceğiz...

Bir hamd mevzusudur yazmakta..

Kiminle karşılaşacağımı bilmiyorum, selamımı zan üzre veriyorum.

Kendimden daha içe dönüyorum.

Neye, hal olacağımı bilmeden

Hayalle gerçek arasında

Hastalıklı sayıklamaca..